Urumçi Katliamının Yıldönümünde Uygur Türklerine Yönelik Zulüm Devam Ediyor. Uluslararası Toplum Neden Sessiz?
Urumçi Katliamının Yıldönümünde Uygur Türklerine Yönelik Zulüm Devam Ediyor. Uluslararası Toplum Neden Sessiz?
5 Temmuz 2009 Urumçi Katliamının Yıldönümünde Uygur Türklerine Yönelik Zulüm Devam Ediyor: Uluslararası Toplum Neden Sessiz?

On altı yıl önce bugün, 5 Temmuz 2009’da Doğu Türkistan’ımızın başkenti Urumçi şehrinde yaşanan ve adeta bir soykırıma dönüşen katliamın yıl dönümündeyiz. İnsancıl bir hak aramanın. Komünist Çin devletince nasıl bir vahşete dönüştürüldüğüne hep birlikte şahit olduk. Binlerce kardeşimizin Çinli askerler, polisler ve sivil süsü verilmiş milisler eliyle şehit edilmesini izledik. İlk kez mızrak çuvala sığmadı. İlk kez tam manası ile Çin devletinin Uygur halkına yaşattığı zulüm ve katliamın resmi tüm gerçekliği ile gözler önüne serildi. Yıllardır “katil Çin, Doğu Türkistan’dan defol” diyen naralarımızdaki katil yüzünü ayan beyan göstermiştir. Müslüman Uygur Türklerinin yaşamış olduğu katliam ve insan hakları ihlalleri dünya ve insanlık için yeni bir dönüm noktasıdır.
Çin hükümetinin Urumçi olaylarında ve sonrasında Müslüman Uygur Türklerine karşı uyguladığı sert müdahale ve akabinde başlayan sistematik baskı politikaları, Uygur Türklerinin dini, milli ve kültürel kimliklerinin yok edilmesine yönelik korkunç bir asimilasyon sürecine dönüştü. Aradan geçen on altı yıla rağmen Uygur Türkleri, sözde “eğitim kampları” adı altında tecrit, işkence ve zorla asimilasyona maruz kalmaya devam etmektedir. Çin devleti, uluslararası toplumdan gelen tüm eleştirilere rağmen, milyonlarca Uygur Türk’ünü “yeniden eğitim” adı altında toplama kamplarında tutmaktadır. Bu kamplardan sağ kurtulanların ifadeleri, sistematik işkence, siyasi ve kültürel beyin yıkama, inanç ve kültürlerinden zorla vazgeçirme gibi insanlık dışı uygulamaları gözler önüne sermektedir. Uygur toplumunun camileri yıkılmakta, din alimleri tutuklanmakta, kültürel mirasları yok edilmekte ve çocukları ailelerinden koparılarak devlet kontrolündeki yurtlarda asimilasyona tabi tutulmaktadır.
Bu vahim tablo karşısında uluslararası toplumun, özellikle Birleşmiş Milletler (BM), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Türk devletlerinin Müslüman Uygur halkının Çin devletince yok edilmesi karşısında sessiz kalması, kayda değer bir eylemde bulunmaması derin bir endişe kaynağıdır. Basın yayın organlarının ve sosyal medya platformların da konuyu yeterince gündeme getirmemesi, Uygur Türklerinin yaşadığı zulmün görünmez kalmasına neden olmaktadır.
Bu insanlık dramı karşısında sessiz kalmak, zulme ortak olmaktır. Uluslararası toplumun, Uygur Türklerinin temel hak ve hürriyetlerinin iadesi, sözde kampların derhal kapatılması ve bu insanlık dışı uygulamalara son verilmesi için Çin hükümeti üzerinde somut ve etkili bir baskı kurması gerekmektedir. İnsanlık vicdanı, Uygur Türklerinin çığlığına kulak vermelidir.
Seyit TÜMTÜRK
Doğu Türkistan
Kültür ve Dayanışma Derneği
Genel Başkanı