Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un Küçükçekmece Belediyesi’ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yayımlanan resmi açıklama, Uygur diasporasında büyük bir yankı uyandırdı. Açıklamada, Uygur Türklerinin yoğun olarak yaşadığı Küçükçekmece ve Sefaköy çevresi için kullanılan özel tanımlama, kimlik ve güvenlik kaygılarını yeniden üst seviyeye taşıdı.

KÜÇÜKÇEKMECE’DE DİKKAT ÇEKEN DİPLOMATİK TEMAS

Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, 22 Mayıs tarihinde Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ile bir araya gelerek resmi bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Çin Başkonsolosluğu tarafından yayımlanan resmi açıklamada, ziyarette Türkiye-Çin ilişkilerinin 55. yılı, yerel iş birliği imkanları ve kültürel temaslar gibi konuların ele alındığı ifade edildi. Ancak görüşmenin içeriğinden ziyade, yayımlanan metindeki etnik politikalara dair vurgular ve bölgeye yönelik tanımlamalar kamuoyunun dikkatini çekti.

RESMİ METİNDEKİ “YENİ DÖNEM” VE ETNİK POLİTİKA VURGUSU

Başkonsolosluk tarafından kamuoyuna duyurulan metinde, Başkonsolos Wei’nin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in yönetim anlayışı ve Çin’in “yeni dönemdeki etnik politikaları” hakkında detaylı bilgiler verdiği aktarıldı. Bununla birlikte açıklamada, Xinjiang’daki (Doğu Türkistan) ekonomik ve sosyal kalkınma iddialarına da yer verildiği belirtildi. Toplantı sonrası yayımlanan bu beyanat, diplomasi gündeminde en çok konuşulan konulardan biri haline geldi.

DİASPORADA ENDİŞE YARATAN TANIMLAMA

Yayımlanan resmi açıklamada en çok dikkat çeken ve tartışma yaratan kısım, Uygur Türklerinin nüfus olarak yoğun biçimde ikamet ettiği Küçükçekmece ilçesine yönelik yapılan nitelendirme oldu. Başkonsolos Wei’nin, Küçükçekmece’yi “Çinli etnik azınlıklara mensup vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biri” şeklinde tanımlaması geniş bir yankı buldu. Bu ifade, özellikle Küçükçekmece ve Sefaköy çevresinde yaşayan Uygur diasporası tarafından üstü kapalı bir mesaj ve açık bir sinyal olarak değerlendirildi.

KİMLİK VE GÜVENLİK KAYGILARI YENİDEN GÜNDEMDE

Çin makamlarının Türkiye’de ve yurt dışında yaşamını sürdüren Uygur Türklerini doğrudan “Çinli etnik azınlıklar” şeklinde tanımlaması, göçmen topluluklar arasındaki kimlik ve güvenlik kaygılarını derinleştirdi. Yaşanan bu gelişme, Çin’in yurt dışındaki Uygurlara yönelik genel yaklaşımını ve diaspora üzerindeki baskı politikalarına dair uzun süredir devam eden endişeleri yeniden güçlü bir şekilde gündeme taşımış oldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ
https://www.konyayenigun.com/istanbul-soykirimci-cinin-topragi-degildir-uygurlar-turkiyenin-oz-kardesidir