ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ SOYKIRIMI. TAHA KILINÇ BEY VE CNN TÜRK MUHABİRİ BÜŞRA ARSLANTAŞ HANIM DOĞRU HABERLERİYLE ÇİN’İN TÜRKİYEDEKİ İMAJINI NASIL YERLE BİR ETTİ.
ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ SOYKIRIMI. TAHA KILINÇ BEY VE CNN TÜRK MUHABİRİ BÜŞRA ARSLANTAŞ HANIM DOĞRU HABERLERİYLE ÇİN’İN TÜRKİYEDEKİ İMAJINI NASIL YERLE BİR ETTİ.
Aslında Taha Kılınç beyin anlattıklarının birçoğu yeni değil. Çin’in tüm bu soykırımını ve daha fazlasını bizler yıllardır her platformda gündeme getirdik. Ama biz doğu Türkistanlıyız. Taha’bey olaya bizler gibi taraf değil. Bağımsız fakat yüksek vicdan ve adalet duygusu ile ahiret inancı ve sorumluluğun bilinciyle hareket eden bir gazeteci. Çin’in 1949 yılına kadar bağımsız bir devletken işgal eden Çin Müslüman Uygur Türkleri üzerinde çok yönlü ve sistematik bir şekilde tarihi, kültürel, ekonomik, siyasi ve etnik bir soykırımı uyguladı. Tüm bitirme çabalarına rağmen milli manevi değerlerine bağlı olan Uygur Türkleri Allah’ın lütfü ile kendilerini muhafaza edebildiler. Buna tahammül edemeyen Çin bu defa kesin olarak bitirme niyetiyle Doğu Türkistan’ı Tibet’teki katliamların sorumlusu olan Çin Çhenghu yu Doğu Türkistan’a bölge valisi olarak atadı. Çin Çhengu 2012 yılından itibaren 13 yılda tüm Doğu Türkistan’da olağanüstü hal ilan ederek seyahat özgürlüğünden Uygurca eğitimine ibadetten haberleşmeye kadar tüm din vicdan özgürlüklerini yasakladı. Böylece milyonlarca Doğu Türkistanlı sırf Türk ve Müslüman oldukları için işkence kamplarına ve cezaevlerine atılarak yargısız infazlar sonucu katliama uğradı.
Bu dönemde Doğu Türkistan âdete Çin uygulamalarıyla cehennemi yaşadı.
Çin’in bu acımasız soykırımının asıl gerekçesi bölgenin dünyanın en zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının bulunduğu başta enerji açısından Çin’in lokomotifi olan hidrokarbon yataklarıyla petrol, doğalgaz kömür, uranyum altın ve gümüş olmak üzere Dünya dengelerini etkileyebilecek Çin’in rezerv açısından Dünya lideri olduğu nadir toprak elementleri açısından da 118 çeşit madenle çok zengin olmasıdır.
Ayrıca Çin’in Pekin’den Londra’ya kadar uzanan kuşak yol demir yolu projesinin geçiş güzergahında yer almaktadır. Bu yönüyle Çin’in hem ticari hem yayılmacı politikalarının merkezidir. Bu nedenlerle bölgeyi tamamen Çinlileştirerek kendi geleceğini ve liderlik iddiasını garantiye almak istemektedir. Bu nedenle milyonlarca Uygur erkek kamp ve cezaevine atılırken, mahremlerinin bulunduğu hanelerine Çinli erkekler kardeş aile projesiyle yatılı olarak yerleştirildi. Katledilen Uygurların organları Çin’li siyasetçi,asker, işadamı ve zenginlerin organ ihtiyacını karşıladı. Hatta İslam dünyasına devlet eliyle helal organ reklamıyla pazarlayarak organ ticareti dahi yapıldı. Kamp ve cezaevlerinden serbest bırakılanların çoğu verilen kimyasal yada biyolojik ilaçlarla zehirlenerek birkaç ay sonra öldü. Uygurlar özelliklede hanımlar zorla kısırlaştırıldı. İlköğretim çağındaki Uygur evlatlarımız çift dilli eğitim projesi adı ile ailelerinden koparılarak komünist ateist ideolojiyle Man kurtlaştırılmaktadır. Geleceğimiz olan evlatlarımızı Çin komünist partisine sadık birer köle kendi inanç ve medeniyetine birer hain ve düşman olarak yetiştirilmektedir.
Milyonlarca kız erkek Uygur gencimiz köle işçiler olarak Çin’in iç bölgelerine zorla çalışmak için götürülmüş yerine Çinli göçmenler getirilmiştir. Böylece Tarihi Türk İslam beldesi olan Doğu Türkistan’ın demografik yapısı Çin lehine değiştirilmiştir. Bu vahşette insanlık tarihinde ne Nemrut, ne Firavun ne Hitler nede günümüzdeki emperyalistler hiçbir işgal coğrafyasında böyle bir zulüm ve katliam uygulamamıştır.
Dışarıda kalan Uygurlar kominlerde, baraj, yol, kanal, tarımda vb inşaat ve ağır işlerde çalıştırıldı. Amaç Uygurları biran olsun başını kaldırtmamak ve boş bırakmamak. Tüm Doğu Türkistan sathında milyonlarca kamera yerleştirerek 365 gün 24 saat biri bizi gözetliyor evi gibi Uygur Türklerinin aldığı nefes dahil heran herkesi kontrol ettiler. Doğu Türkistan’ı Dünya’dan kopararak büyük bir soykırım uygulandı. Uydu görüntüleriyle Çin’in inkar ettiği işkence kamplarının görüntüleri tüm Dünyada şok etkisi yarattı. Bundan 6-7 yıl önce BM raporlarında 1 milyondan fazla Uygur’un Çin’deki kamp ve cezaevlerinde işkence gördüğü yer aldı. Bizim aldığımız bilgiler bu rakamın en az 5 milyondan fazla olduğu yöndedir. Son olarak on kadar Çin’in işkence kampı mağdurları yabancı ülke vatandaşı oldukları için Çin serbest bırakmak zorunda kaldı. Onların inkar ettiği işkence kamplarındaki işkence, tecevüz ve ölüm olaylarını medya önünde ifşa etmeleriyle Çin Doğu Türkistan’daki soykırımda adeta suç üstü yakalandı.
Çin bu 13 yıllık soykırım uyguladığı zaman zarfında hiçbir bağımsız insan hakları gözlemcisine ve kurtuluşa veya siyasiye Türkiye dahil ziyaret izni vermedi. Bu Hitlerin Yahudilere yaptığı faşist nazi soykırımından daha acımasız ve daha ağır bir uygulama olarak tarihe not düştü. Bu sürede binlerce caminin yıkılarak Müslüman Uygur halkının tüm ibadetlerinin yasaklanması hatta selam verme ve almanın suç olduğu bir zulüm uygulandı.
İbadetlerin yasaklanması. Müslüman Türklerin Cenazelerin ailelerine verilmeden yakılarak imha edilmesi. Evliliklerde imam nikâhının suç olması. Allah isminin hiç bir yerde hiç bir şekilde kullanılmaması gibi uygulamalarla Çin 21. yüzyılda Uygurlar üzerindeki her türlü Soykırımını bitirdikten ve tüm belge ve delilleri imha ettikten sonra davet ettiği kendi taraftar ve sempatizanı olan siyasiler başta medya mensuplarına kendi belirlediği sınırlı rotada önce çok mükemmel kuş sütü eksik ziyafet sofralarında midelerini fethederek programa başladı. Daha sonra misafirlere sözde terör müzesini gezdirirler. Aslında özgürlükleri elinden alınan komünist bir devlette Uygur mazlumlar değil, Çin devlet teröründen söz edilebilir. Terör müzesinde suç aleti olarak ne bir silah ne bomba hiçbir terör aleti yoktur. Sadece Kuran-ı Kerim ile dini ve Türk tarihiyle ilgili kitaplar ve sadece evde kullanılan bıçak satır gibi ev aletleri vardır. Doğu Türkistan da herkesin lokanta, restoran, kasap vb. tüm işletmelerde bıçaklar zincirle bağlı barkodla kişiye zimmetlidir. Bunun nedeni Çin yaptığı zulümden dolayı elinde sadece bıçak olan Uygurların Çinlilerden intikam alma endişesinden kaynaklanmaktadır.
Terör müzesindeki videoda sakallı sarıklı eli silahlı birinin Cihat çağrısı yaptığı görüntü sürekli oynatılır. Artık böylelikle Çin lehine Uygurlar aleyhine beyin yıkama ve algı operasyonu başkalaşmıştır. Buradan sonra artık cami ve ibadethane müsameresine geçilir. Sadece turistik geziler ve basına açık ama ibadete yasak olan göstermelik şehir merkezlerinde birkaç çamide yine bir kaç ihtiyar aksakallı Uygur’un mizansen olduğu namaz ritüeliyle camiler gezdirilir. Tabiki çinin davet ettiği medya mensuplarının çoğunluğu namaz ve ibadetten bi haber oldukları için caminin açık olması ibadetin serbest olduğu algısına yol açar. Daha sonrada şehir meydanlarında devletin kadrolu artistlerini yüksek sesli Uygur müziği eşliğinde dans ettirerek kurguladığı tiyatroyla Uygurlar özgür, camiler açık ibadetler serbest ve halk çok mutlu sevinçten sürekli dans ediyor imajını verirler. Medya mensubu ve turistlere Doğu Türkistan’ın önemli merkezleri ziyaret ettirilir. Çok büyük bir yalan ve dezenformasyonla gelenlere sözüm ona Uygurlar terörist Çin ise terörle mücadele eden kahraman olarak yutturulur.
13 yıldır tamamen dış Dünya ile bağlantısı kesilerek adeta açık hava hapishanesine dönüştürülen Doğu Türkistan’a maalesef şimdiye kadar giden medya mensubu ve gazetecilerin tamamı Çin tezini ve propagandasını paylaşarak Türk kamuoyuna inandırdı. Hatta bazı medya mensupları hiç baş örtülü Uygur bayan göremeyince ne güzel burada Çin hükümeti Arap tesiri silmiş demekteler. İlk defa Taha Kılınç kendi imkânlarıyla bölgeye giden bir Türk gazetecidir. Taha’bey turistik ve sadece sokak gezisi ile birkaç cami ziyaret etti. Tahabey ne işkence kamplarını ne cezaevi ve karakolları nede Uygurların evlerini ziyaret edemedi. Uygurların çektiği zulümle ilgili özel bir sohbet gerçekleştiremedi. Çünkü sürekli Çin istihbaratı takibindeydi. Taha’beyin bu dar çerçevede edindiği gözlem ve bilgileri Çin’in baskı ve tüm engelleme çabalarına rağmen Türkiye’de yayınladığı kayıp coğrafya Doğu Türkistan seyahatnamesiyle Çin’in tüm soykırımını ifşa etti. Kitap yayınlandıktan sonra Türkiye’deki malum çevreler tıpkı yıllardır bize yaptıkları gibi Taha Kılınç beyede Amerikan ajanı iftirasını attılar.
Tahabey adeta Çin’in Türkiye’deki yıllardır oluşturduğu algıyı yıktı attı. Geçtiğimiz hafta CNN TÜRK muhabiri sayın Büşra Arslantaş hanım Çin’in davetiyle Doğu Türkistan’a götürülen gazeteciler arasındaydı. Büşra hanımda Çin’in seyahat rotasının dışına çıkamadı. Fakat Çin istihbaratından üç kişinin sürekli takibinde olmasına rağmen sadece yüzeysel gözlemleriyle Uygurların dramını konu alan 9 dakikalık bir haber programı yayınladı. Bu programda Çin’in Doğu Türkistan’daki soykırım boyutundaki asimilasyonunu konunun uzmanı akademisyenlerin ve Taha Kılınç beyin Kayıp coğrafya Doğu Türkistan seyahatnamesiyle ilgili tanıklığı da yer aldı. Taha Kılınç beyin ve Büşra Arslantaş hanımın bu çalışmalarıyla Çin için Türkiye’de adeta kıyamet koptu. Çin dış işleri ve büyükelçiliğinin yıllardır milyonlarca dolar harcayacak oluşturdukları Çin komünist partisi işgal ettiği Doğu Türkistan’da 21. yüzyılda aslında soykırım uyguladığı Uygur Türklerine “cenneti “ yaşatıyor algısı çöpe gitti.
Çin komünist partisi panikle apar topar Ak parti gençlik kolları başkanlığından bir heyeti geçtiğimiz hafta Pekin başta bir dizi ziyaret için götürdü. Bundan beş gün kadar önce Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğanın eşi Emine Erdoğan hanımı Çin’in Ankara büyükelçisi ziyaret etti. Konu malum Dünyanın en demokratik ülkesi olan Çin’in Doğu Türkistan da Uygurlara yaşattığı Cennet. Türkiye’de iki gazetecinin Çin seyahatleri sonrası yaptıkları haberle yaşanan Çin’in Doğu Türkistan soykırım rezaletinden sonra Doğu Perinçek ve Türkiye aleyhine casusluktan tutuklu Merdan Yanardağ gibi Çin adına sözcülük ve propaganda yapan gazetecilerin şapkaları düştü. Kelleri göründü. Bundan sonra kimse ne Çin’e nede Çin’in Türkiye’deki sözcülerine inanmaz. Allah’a hesap verme gibi bir dertleri olmayan bu iki şahıs çok merak ediyorum acaba ailesinin ve Türk milletinin yüzüne hangi yüzle ve nasıl bakacaklar.
Doğu Perinçek bundan önce olduğu gibi yine beni mahkemeye verebilecek mi.?
Taha Kılınç Doğu Türkistan seyahatnamesi haberi.
https://www.facebook.com/share/v/1BzEMgiLUr/?mibextid=wwXIfr
Büşra Arslantaş CNN TÜRK Doğu Türkistan haberi
https://www.facebook.com/share/v/1D4bZM8aeK/?mibextid=wwXIfr
Seyit Tümtürk
DTMM Başkanı