5 NİSAN 1990 BARIN OLAYLARI BASIN BİLDİRİSİ
5 NİSAN 1990 BARIN OLAYLARI BASIN BİLDİRİSİ
Tarih 5 Nisan 1990. Bu tarihin milyarlarca insan için, belki de bir önemi yoktur. Ama her Doğu Türkistanlının, her Uygur Türk’ünün aklının bir köşesinde bu gün hiç silinmeyecek şekilde yer etmiştir. İşgal ettiği topraklarımızı fütursuzca talan eden, Dilimiz, dinimiz ve milliyetimizle kavgası ve savaşı bitmeyen. Hiçbir zaman da bitmeyecek olan komünist Çin yönetimi, Müslüman âleminin kutsal aylarından Ramazan ayında Müslüman Uygur Türk’üne saldırmayı seçmiş.
Uygur halkının kendi iradesi ve desteği ile Kaşgar şehrinin Barın kasabasında bulunan bir ibadethaneyi imar ve ihya etmesini, kendisine bir başkaldırı olarak görmüş, dine diyanete olan kini kabararak bu ibadethaneyi yıkmayı kendine görev edinmiş. Müslüman Uygur Türk’ünün bir avuç inanmış ve imanlı insanın dişinden, tırnağında artırarak imar ve ihya ettiği ibadethanenin yıkılmaya çalışılması bölge insanını böylesi bir alçaklığa karşı durmaya sevk etmiştir.
Kutsiyetine saldıranlara karşı başlayan mücadele bir anda Barın kasabasının her bölgesine yayılırken. İnsan onur ve şerefinden yoksun, komünist Çin yönetimi ise çareyi daha doğrusu bir milleti yok etmek için kendince aradığı fırsatı bulmuşçasına saldırıya geçmiştir. Ellerinde kendisi savunmak namına hiçbir ekipmanı olmayan, Uygur Türk’üne karşılık tam donanımlı askeri birliklerin sahaya sürülmesi ile Barın kasabası adeta can pazarına dönüşmüştür.
Olayların Barın kasabası dışına çıkması ihtimaline karşılık bölge tamamen ablukaya alınırken. Komünist Çin yönetimi ve onun gözü dönmüş ordusu bir imha harekâtı ile genç, yaşlı, kadın, çocuk demeden binlerce insanı katletmiştir.
İşte bu nedenledir ki, 5 Nisan 1990 tarihi her birimizin kalbinde ve zihninde silinmez bir tarihtir. Tıpkı Gulca gibi, tıpkı Hoten gibi, tıpkı Urumçi gibi. Her bir isim, her bir tarih gönlümüze bir sızı düşürür. Zihnimizde kızılca bir kıyametin hayali canlanır. Ve isimsiz milyonlarca soydaşımızın yaşadığı vahşetin korkunçluğu ile sarsılırız. İnsanlık tarih boyunca birçok yıkım ve trajediyi yaşamıştır.
Her bir vahşet arkasından insanlığa derin bir düşünsel yol çizerek, daha iyi olmayı göstermiş veyahut aklıselim insanların yol göstericiliğinde daha makul olabilmeyi öğretmiştir. Ancak komünist Çin yönetimi ve benzeri yönetimler ise bundan hiçbir zaman nasiplenmemiş. Aksine insana ve insanlığa dair ne kadar kötülük var ise kendinde vücut buldurmuştur. Günümüzün barbarları, kan emicileri komünist Çin yönetimi ve türevleridir. İnsanlığın kıyameti de bu vahşi canavarların, barbarların gücü elinde tutmasıyla kopmaktadır.
İnsanlık olarak daha ne kadar bekleyeceğiz. Bu vahşilerin çağını sonlandıramaz isek. Haklının değil de, güçlünün yanında durmaya devam edersek. Bir daha ki, Barın katliamı ne yazık ki kendi evimizde olacak. Öyle ise “zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluksa” haktan, hakikatten ve adaletten yana, insanlıktan yana taraf olacağız.
Yeni Barınlar yaşanmasın diye insanlık için bir ve beraber olacağız. Saygılarımla 05.04.2025
Seyit TÜMTÜRK
DOĞU TÜRKİSTAN
KÜLTÜR ve DAYANIŞMA DERNEĞİ
GENEL BAŞKANI