M.Emin Buğra 
Devlet adamı

Karahanlılar Döneminde Doğu ve Batı Türkistan’ın Medeniyeti
Karahanlılar döneminde Batı Türkistan’da medeniyetin çok ileri düzeyde gelişmiş olduğu tarih kitaplarında açık olarak belirtilmiştir. Semerkent, Buhara, Merginan (Mergilan değil mi?) Özkent gibi şehirler o dönemin en ünlü ilim ve medeniyet merkezleri olmuştur. Bu bölgelerde Karahanlılar tarafından inşa edilmiş cami, medrese, hükümet binaları, saraylar, oteller, yol, köprü, türbe ve kubbeler çoktu. Bunlardan bazılarının harabesi ve kalıntıları günümüzde de mevcuttur. Ancak Doğu Türkistan’ın o döneme ait medeniyeti ve gelişmişliği konusunda İslam tarihçileri çok kısa, net olmayan ve uzaktan duyma bilgiler vermektedir. Doğu Türkistan’ın kendi halkından olan ve kendi gözleriyle görenlerin rivayetleri ve günümüzde bulunan arkeolojik bulgulara bakıldığında Karahanlılar döneminde Doğu Türkistan medeniyet ve kalkınma konusunda altın dönemini yaşamıştır. Dolayısıyla o parlak manzaraları ayrı ayrı başlık altında anlatacağım.
İlim
Karahanlıların açtığı medreselerde felsefe, sosyal ilimler ve İslami ilimlerde çok sayıda âlim yetişmiştir. Tarih kitaplarının o dönemde yetişmiş âlimlerin isimleri ve özgeçmişleri konusunda çok az bahsetmiş olması ve isimleri, özgeçmişleri ve eserleri bilinen Doğu Türkistanlı filozof, edebiyatçı ve diğer âlimlerimizin çok az sayıda olmalarına rağmen, onların İslam coğrafyasında benzeri olmayan insanlardan olması, o dönemde Doğu Türkistan’da çok sayıda âlim yetiştiğinin, ilim ve medeniyetin ileri düzeyde gelişmiş olduğunun kuvvetli delilidir. İslam filozoflarının en büyüğü olarak görülen ve kendi alanında herkesi geride bırakan büyük alim Ebu-nesir Muhammed Farabi Doğu Türkistanlıdır. Farabi Balasagun civarındaki Talas bölgesine ait Farab şehrinde doğmuş olup Tarhan unvanına sahip bir soylu ailenin oğluydu. Farabi eğitimini Talas, Balasagun ve Kaşgar’da tamamladıktan sonra tüm İslam âlemini gezmiştir. Onun bilgisine Bağdat, Şam ve Mısır filozofları hayran kalmıştır. İslam filozofları ona 2. Aristo unvanını vermiştir. Farabi’nin mantık ilminde yazdığı İhsau el-Ulum ve el-Ta’rif bi Egraziha (ilimlerin türü ve gayelerinin tarifi) isimli ansiklopedisi ve el-Siyasetu el-Medeniyye (şehir siyaseti) gibi birkaç eseri günümüze kadar gelmiştir. Meşhur İslam hekimi Buhara Türklerinden olan Ebu-ali İbni Sina bilgisini Farabi’nin kitaplarından öğrendiğini yazar. Filozof Farabi diğer ilimlerde eşsiz olduğu gibi musiki ilminde de eşsizdi. Müzisyenlerin hala anlayamadıkları dinleyenleri güldüren, ağlatan ve uyutan müzik aletini Farabi icat etmiştir. Müzik aletlerinden Kalun’ı Farabi’nin yaptığı söylenmektedir. Farabi 70’ten fazla yabancı dil bilirdi. Bu kadar bilim ve yeteneklere sahip olmasına rağmen hiçbir mevki veya unvanı kabul etmemiştir; hatta evi bile olmadan zahit olarak yaşamıştır. O inzivaya çekilip su kenarlarında, ağaçlar arasında oturup düşünmüş ve kitap yazmıştır. Ömrünün çoğunu Bağdat, Şam ve Mısırda geçirmiş olmasına karşın Türk dünyası ile her zaman sıkı ilişki içinde olmuştur; hep Türk kıyafetlerini giymiştir. 80 yaşında Şam’da vefat etmiştir.
Tefsir, hadis ve fıkıh ilimlerinde İmam unvanı alanlar da çoktur. İmam Muhammed Fıkhi Balasaguni ve İmam Alaiddin Hoteni bunlardandır. Edebiyata gelince, Türk coğrafyasını gezerek Türk dili ve edebiyatını toplayıp Divani Lugati el-Türk isimli kamusu yazan Kaşgarlı Mahmud bin Muhammed büyük âlim ve edebiyatçıydı. Bu kamusun kendi döneminde benzeri olmayan, tamamen özgün bir kitap olduğu tarih okuyan herkese aşikârdır. Şiir ve edebiyat alanında, Türk dilini toplama ve Türklerin sosyal konumunu yükseltmede eşsiz bir eser olan Kutadgubilik de Balasagunlu Yusuf Tayangu tarafından yazılmıştır.
Refah
Karahanlılar döneminde Doğu Türkistan şimdikinden çok daha refaha sahip bir memleketti. O dönemdeki şehirlerin çoğu şuan mevcut değildir. Bu şehirlerden bazılarının harabesi mevcut ve isimlerinin bilinmesine karşın bazılarının hiç izi kalmamıştır ve isimleri de unutulmuştur. Aynı şekilde, tarih kitaplarında ismi kayda geçen birkaç şehrin harabesi de kalmamıştır.
Tarihi Reşidi’nin yazarı Hoten gezisi sırasında gördüğü şehir harabeleri, minareler, kubbeler, camiler ve medreselerin harabeleri hakkında uzun uzun yazmıştır. Bu şehirlerden tarihte ismi geçen, araştırmayla saptanan veya tahmin edilenler Harita-14’te gösterilmiştir.
Karahanlılar döneminde yol, su kanalları ve yapıları, saraylar, cami, medrese ve minareler çok yapılmıştır. Özellikle Kaşgar, Hoten, Kuça, Balasagun ve Barsigan şehirleri büyük ve refah, gelişmişliğin örneğiydi. Kuçu, Beşbalık, Çongbalık, İlbalık ve Kingit şehirleri Karahanlılar döneminin en güzel, refah dolu manzarasını günümüzde de sergilemektedir. O dönemde 20’den fazla şehri olan Hoten’nin şuan sadece 6 şehri kalmıştır. 

  • 1718 defa okundu.