Avrupa Çin’deki özgürlükleri mahkum mu ediyor?
Erkin ALPTEKİN 
Dünya Uygur Kurultayı Başkanı
Dünya Uygur Kongresi Başkanı ve eski UNPO (temsil edilmeyen milletler ve halklar örgütü) Genel sekreteri Erkin Alptekin’in konuşmasının metni:

Bayanlar, Baylar,
Uygurlar, Tibet’liler, Çin muhalifeleri ve Tibet Destek Grupları burada Çin’e uygulanan silah satışı ambargosunun kaldırılmaması için Avrupa Birliği’ne ve üye ülkelere seslenmek için toplanmıştır.Çünkü, Çin’de genel anlamda insan hakları alanında belirgin bir ilerleme olmaksızın ambargonun sonlandırılmasının haklı bir nedeni olamaz.
Çin’in insan haklarına bakışı genellikle paradoksaldır.Marksist prensiplerin uluslararası geçerliliğini vaaz veren bu komunist ülke, esir kamplarında kahramanca çalışanları koruma amacındaki prensipleri iki yüzlülükle reddeder, yerli muhaliflerin haklarını, Uygurların, Tibetlilerin ve dahili Moğolların amaçlarını onaylamayı reddeder.
Çin yetkilileri, günümüzde insan haklarına saygı bir yana, arzuları sadece saygınlık içinde yaşamak olan Uygurları, Tibetlileri ve dahili Moğolları tutukluyor, işkence ediyor ve öldürüyor.
Hepimizin bildiği gibi, Çin’e silah ambargosu, 1989 Haziran’ında gerçekleşen Tiananmen Meydanı katliamı sonucunda uygulanmaya başlanmıştır.Bu olay sırasında Çinli liderler Tiananmen Meydanındaki barışçıl öğrenci gösterisini bastırmak için, çoğunluğu batılı ülkelerden alınmış olan tankları, zırhlı araçları ve modern silahları kullanmaktan çekinmemişlerdir.
O tarihten bu yana, Çinli liderler bu silahları Tibetliler, dahili Moğollar ve Uygurlar üzerinde uygulamaktan vazgeçmemişlerdir.Örneğin, 5 şubat 1997 tarihinde Ily şehrinde barışçıl bir Uygur öğrenci gösterisini bastırmak için tank, zırhlı araç ve helikopter kullanmışlardır.Bu saldırı sırasında 400 Uygurlu öğrenci ve 2000 kişi yaralanmıştır.
O tarihten bu yana ülke çapında her fırsatta Uygurları bastırmak için olağanüstü önlemler alınmıştır.Modern silahlarla donatılmış yaklaşık 200.000 ‘antriot squad’ özel güçleri Lanzhou Askeri Mıntıkasından Doğu Türkistan’a gönderilmiştir.Büyük şehirlerdeki, ülkelerdeki ve kasabalardaki güvenlik güçlerinin sayıları ikiye katlanmıştır.
11 Eylül 2001 tarihinden sonra aniden Doğu Türkistan’da ‘terörizm’ i keşfeden Çinli yetkililer,Uygurları dünya çapında terörist ilan eden bir kampanya başlatmışlardır.O günden beri,Uygurlar, insanlık dışı işkencelere maruz kalmışlardır.Bugüne kadar 200’ün üzerinde Uygur öldürülmüştür.
Başkan Bush’un, Hükümet sekreteri Colin Powell’ın, bayan Mary Robinson’un, Birleşmiş Milletler eski İnsan Hakları Komisyon šefi’nin ve birçok başka uluslararsı örgütün uyarılarına rağmen, Çinli yetkililer uluslararası terörizme karşı yürütülen savaşı; Uygurlara, Tibetlilere ve Çinli muhaliflere eziyet etmek, onları tutuklamak, işkence etmek ve öldürmek için bahane olarak kullanmaya devam ediyorlar.
Örneğin, 2003 yılının Ocak ayında da, 28 yaşındaki Tibet’li genç adam Lobsang Dhondup, terörizm suçlamalarıyla Çinli yetkililer tarafından öldürülmüştür.Çin aynı zamanda ilk kez etnik Çinli olan, muhalif Wang Bingzhang’ı, Tayland’daki Çin elçiliğini ve Çin’deki köprüleri ve yolların planını çizdiği iddiasıyla ömür boyu hapse mahkum etmiştir.šimdi hepimiz Tibetli ünlü ve saygın bir budist lama olan Tenzindelek Rinpoche’nin her an öldürülmesinden çok endişe ediyoruz.
Avrupa Birliği bu şartlar altında Çin’e uygulanan silah satışı ambargosunu sonlandırmaya karar verirse, Çin liderlerine çok yanlış bir mesaj vermiş olacaktır.
Yakın geçmişte ABD; Çin’i, Kuzey Kore’ye, İran’a, Libya’ya ve Pakistan’a hassas silah teknolojileri satmakla suçlamıştı.Çin’in Avrupa Birliği ülkelerinden alacağı silah teknolojisini üretmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur.
Her halükarda Çin; Tayvan’ı ona karşı askeri kuvvetini kullanmakla tehdit etmektedir.Tayvan bölgede demokratik lider bir ülkedir.Silah satışı ambargosunun kaldırılması Tayvan’ın varlığını tehlikeye sokacaktır.
17 Kasım 2004 tarihinde, Avrupa parlamentosu, insan hakları ihlallerinin düzeltilmesi yönünde Çin’in somut adımlar atması gerektiğini savunarak, ambargonun sürdürülmesi yönünde ezici çoğunlukla karar vermiştir.Özetle tevazu ile, Avrupa Birliği’ni ve üye ülkelerini; Çin Halk Cumhuriyeti’nde somut gelişmeler olmadıkça ambargoyu sürdürmeye davet ediyorum.
Teşekkür ediyorum.

  • 1695 defa okundu.