• 14.10.2020
  • 9143 defa okundu

Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk, Doğu Türkistan davasının eskisi gibi sadece dernek, vakıf ve cemiyetlerle sürdürülemez bir hale geldiğini belirterek, “Doğu Türkistan’ı işgal altında tutan ve halkımıza zulmetmeye devam eden Çin’in siyasi, ekonomik ve askeri alandaki nüfusu ve değişen konjonktürü, Doğu Türkistan’ın daha üst düzey bir siyasi platformda temsili noktasında bizi mecbur kıldı. Hedefimiz tam bağımsız bir Doğu Türkistan Devleti’dir” dedi.

Komünist Çin’in, Doğu Türkistan’da devam eden baskı ve zulmünü dünyaya duyurmak ve Doğu Türkistanlıların haklı davasını tüm ‘Uluslararası Toplum’a ve dünya kamuoyuna anlatmak amacıyla Paris’te kısa bir zaman önce kurulan Doğu Türkistan Milli Meclis’in Başkanı Seyit Tümtürk, gazetemizin köşe yazarlarından Mehmet Koçak’ın sorularını cevaplayarak Yeni Akit’e önemli açıklamalarda bulundu. Komünist Çin’in Doğu Türkistanlılar için oluşturduğu toplama kamplarında uyguladığı asimilasyon politikaları, bitmek bilmeyen baskı ve insan hakları ihlalleri ile bunlara karşı kendilerinin şimdiye kadar sürdürdükleri mücadelenin geldiği noktayı ve bundan sonraki mücadelede hangi metotla devam edilecekleri sorularını cevaplayan Tümtürk, ayrıca, Paris’te kısa bir zaman önce kurulan Doğu Türkistan Milli Meclisi’ni neden kurduklarını, bu meclisin asli görevlerini ve asıl hedeflerinin ne olduğu konusunda bilgi verdi.

Doğu Türkistan’ın bugün içinde bulunduğu baskı ve zulümden kurtulması konusunda sizler hangi faaliyetler içindesiniz?

- Doğu Türkistan davası bugün ülkemizin birçok ilinde özellikle İstanbul’da kurulan irili ufaklı derneklerle mücadeleye devam etmektedir. Dünyaya hükmetmeye çalışan Çin, Doğu Türkistan davasının geliştiği ilerlediği bir bölgede hemen ekonomik gücünü göstererek korku ve sindirme politikasını sürdürmektedir. Buna rağmen; özellikle ülkemizde sivil toplum kuruşlarının önderlik etmesiyle pandemi öncesi  üniversitelerimizde, STK’larda siyasi parti toplantılarında her hafta mutlaka Doğu Türkistan davası anlatılmaktadır. Ülkemizin basınında bir makale, araştırma yazısı, tezler yayınlanmakta zaman zaman ülkemizin dört bir yanında imza kampanyaları, yürüyüşler, farklı etkinlikler düzenlenerek Doğu Türkistan davası kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Çin’in Doğu Türkistan’daki 5 milyon kardeşimizin işkence gördüğü Nazi kamplarının kapatılması için çeşitli ülkelerde başlattığımız imza kampanyasına Türkiye’deki teşkilatlarımızın desteğiyle 125.000 kişi katılmış oldu. Bu kampanya tamamlandı ve ilgili uluslararası kuruluşlar ile birçok ülkenin hükümetlerine, ilgili kurum ve kuruluşlarına ulaştırıldı. Kısacası, emanete ihanet etmeyen bir millet olarak, bize düşen herhalde “Albayrak’tan Gökbayrağa selam olsun”, sloganıyla hür yaşama mücadelemizi büyük bir azim ve gayretle sürdürüyoruz.

Başkanlığını yaptığınız Doğu Türkistan Milli Meclis neden kuruldu? Hedef ve amaçlarınız nelerdir?

-  Her şey bir ihtiyaçtan doğar. Davamızı Türkiye dışında tanıtmak, destek bulmak amacıyla yola çıktık. Türkiye ve Avrupa başta olmak üzere çeşitli ülkelerden seçilerek gelen delegelerle Paris’te devam eden Doğu Türkistan Bağımsızlık Hareketi 1. Uluslararası Toplantısı’nda, Doğu Türkistan Milli Meclisi ve Doğu Türkistan Bağımsızlık Teşkilatı isimleriyle iki ayrı oluşuma gidilmesi kararı alındı. Biz de alınan bu karar doğrultusunda hareket ederek, Doğu Türkistan Milli Meclisi’mizi kurmuş ve ilan etmiş olduk.

Bir yandan Milli Meclis, diğer yandan ‘Doğu Türkistan Bağımsızlık Teşkilatı’nı kurdunuz. İki ayrı yapılanma ileride bölünmeyi getirmez mi?

- Asla bir bölünme söz konusu olamaz. Çünkü, “Doğu Türkistan Bağımsızlık Teşkilatı” bizim siyasi organımızdır. “Doğu Türkistan Milli Meclisi” ise bütün Doğu Türkistan halkının ve Doğu Türkistan davasına hizmet eden teşkilatlarımızın ortak çatı meclisidir. İnşallah bundan böyle tüm kardeşlerimizi bir çatı altında toplayıp faaliyetlerimizi devam ettireceğiz.

Doğu Türkistan, bir asra yakın mücadelesi ülke dışında dernek ve vakıflarla devam ediyordu. Milli Meclisin kuruluş amacı bu dernek ve vakıfları bir çatı altında toplamak mı. Yoksa mücadele farklı bir metoda mı dönüşüyor?

- Evet gelinen noktada günün şartlarına uygun olarak yeni bir mücadele metoduyla yolumuza devam etme kararı aldık. Elbette bu büyük mücadeleye destek veren tüm teşkilatlarımızı bir çatı altında toplamak amacındayız. Onun için Doğu Türkistan Bağımsızlık Teşkilatı’nı kurduk. Milli Meclis’imiz  en üst organ olarak görevleri ise farklıdır.

Peki, Doğu Türkistan’ın asli görevleri nelerdir ve hedefiniz nedir?

- Doğu Türkistan davası artık eskisi gibi sadece dernek, vakıf ve cemiyetlerle sürdürülemez bir hale geldi. Doğu Türkistan’ı işgal altında tutan ve halkımıza zulmetmeye devam eden Çin devletini siyasi, ekonomik ve askeri alandaki nüfusu ve değişen konjonktürü, Doğu Türkistan’ın daha üst düzey bir siyasi platformda temsili noktasında bizi mecbur kıldı. Aynı zamanda bazı söylem ve düşüncelerimizde bizi değişime gitmeye mecbur etti. Çünkü, Çin’in yükselen trendi ve bir tehdit oluşturma tehlikesini bertaraf etmek için önümüzdeki yıllarda gerek iç dinamikler, gerekse ABD ve Batılı ülkeler başta olmak üzere çeşitli ülkelerin ve kuruluşların baskıları sonucu Çin devleti parçalanma sürecine girecektir. Biz artık insan haklarıydı, otonomiydi veya özerlik gibi laflardan öte tam bağımsızlık talebiyle ortaya çıkmamız gerektiğine karar verdik. Gelişmelerin seyri o tarihi fırsatların önümüze gelmekte olduğunu hissettik ve bu amaçla Doğu Türkistan Milli Meclisi’ni kurduk. Hedefimiz tam bağımsız bir Doğu Türkistan Devleti’dir.

Peki Meclisinizin muhatap alınması ülke ve Uluslararası düzeydeki kuruluşlarla bir temasınız oldu mu?

- Yeni kuruluşu ilan edilen Milli Meclisimizi tanıtmak ve o sıfatla temaslar kurmak üzere Japonya’dan ABD’ye ve Avrupa Ülkeleri ile bir çok İslam ülkesinde temaslarımız oldu. Doğu Türkistan Milli Meclis temsilcileri olarak başkanlığımda oluşturduğumuz bir heyetle dünyanın önemli ülkelerinin devlet, hükümet ve meclis başkanlarıyla ve de Dış İşleri Bakanları ile görüşmeler gerçekleştirdik. Çin devletinin Doğu Türkistan’daki baskıları, insan hakları ihlallerini ayrıca toplama kamplarında sürdürdüğü asimilasyon politikalarıyla devam eden soykırımını BM’de dile getirdik. Ve yine Avrupa parlamentosunda çeşitli etkinliklerle Çin devletini soykırım faaliyetlerini gündeme taşıdık ve halen de benzer faaliyetlerimiz devam etmektedir. Japonya, Hindistan ve Endonezya başta olmak üzere çeşitli ülkelerdeki ziyaretlerimizde üst düzeyde kabul gördük ve davamızı muhataplarımıza hem anlattık hem de raporlarımızı takdim ettik. Biz Milli Meclis’imizin çatısı altında çok daha aktif ve başarılı olma adına çeşitli plan ve projeler üzerinde çalışmaktayız. Biz sorumluluğumuzun bilinci içinde görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirmenin gayreti içindeyiz.

Mehmet Koçak

  • Kaynak: https://www.yeniakit.com.tr/haber/hedefimiz-tam-bagimsiz-dogu-turkistan-devleti-1412347.html
  • Etiketler: Doğu Türkistan',Çin ,Uygur,Doğu Türkistan Milli Meclis Başkanı Seyit Tümtürk, Paris,

Son Eklenen Haberler

Yorumlar

Yorum Ekleyin

Yorum eklemek için lütfen üye girişi yapınız. Giriş yapmak için