DOĞU TÜRKİSTAN'DA RAMAZAN ve RAMAZAN BAYRAMI

 

                                                                                                           Mehmet Emin TUĞCU

 

Ramazan-ı Şerife 15 gün kala Berat Gecesi büyük bir coşku ile 2 gece uyumadan ibadet ile ihya edilir Herkes kutsal saydığı türbeleri, anne-babalarının ve yakınlarının mezarlarını ziyaret ederek,  orada Kur'an-ı Kerim okur O yıl içinde akraba veya komşuları içinde vefat edenler varsa onların evlen ziyaret edilir, orada da Kur'an okunur  Yaklaşan Ramazan ile ilgili, gerekli bütün hazırlıklar büyük bir heyecan içinde tamamlanmaya çalışır

Ramazan-ı Şerif Ay'ın görülmesiyle başlar Bazı camilerde Ramazan'ın simgesi olan Teravih namazını hocaları hatimle kıldırır 20 Rekat kılınan Teravih Namazının her ıkı rekatında hır selam verilir Selam verildikten sonra. ilahiler söylenir, teşbihler çekilir ve en sonunda Kur'an-ı Kerim okunur İftar ve sahur vaktinde halkı uyandırmak için şehrin en büyük camisinin damında, " Nagı adı verilen üzen özel den ile kaplanmış büyük saksı biçimindeki enstrüman ve" sunay" adı verilen bir çeşit zurna çalınır. Bu sesle şehir halkı rahatlıkla uyanabilir. Bu enstrümanlarda, ilahi türünde nameler çalınır. Beş veya on dakika sonrada ezan okunur. Sabah namazından sonra herkes işinin basma gider. Ramazan-ı Şerif süresince dostlar, akrabalar adeta birbirleriyle yarışırcasına, iftara davet ederler. Lokanta ve fırında Ramazan dolayısıyla özel yemek çeşitleri ve pideler üretilir. Çarşı, pazarda büyük bir hareketlilik başlar. Daha sonrada Ramazan Bayramı hazırlıkları başlar.  Bu Ramazan  Bayramına hazırlığın heyecanı ise daha bir başkadır. Herkes çoluk çocuğuna yeni elbiseler alır. Halk alabildiği ölçüde yeni giysiler temin eder. Hazırlıklar yapar. Arefe günü öğleden sonra davul-zurna çalmaya başlar. Böylece bayram havası kendini belli etmeye başlar. Bayram günü herkes yeni kıyafetlerini giyerek erkekler Bayram Namazını kılmak için camiye giderler Hanımlar çocuklarını giydirip kendileri de evde gelecek misafirlere gerekli hazırlıklarını yapar. Adetlere göre sofraya çeşit çeşit yiyecekler konur bunların başlıcaları Zanza adı verilen burmalı geleneksel çubuklar ve çeşitleri oluşturur Yupunza adı verilen hafif şekerli çörekler ayrı yer tutar.

Bu sofralar üç gün süre ile kaldırılmaz. Bayram namazından çıkanlar çocuklarına harçlık verirler daha sonra bayramlaşma ziyaretleri başlar. Gelen misafirler yukarda bahsettiğimiz sofralarda ağırlanır. Bayram namazı kılınan büyük caminin önü Pazar  yeri olur. Burada her çeşit yiyecekler satılır, çocuklar için eğlenceler düzenlenir.

Üç gün bayram süresince eş, dost, akraba ve yakın arkadaşlarının evleri ziyaret edilir, bayramlaş ılır, şayet evde olmayanlar olursa kapı aralıklarından not yazılıp bırakılır.

Doğu Türkistanlılar" da dini bayramlar tam anlamı ile küskünlerin barıştığı, sevgi ve hoşgörünün eksik yanlarının telafi edilerek tam manası ile tesis edilmeye çalışıldığı önemli bayramlardır.

  • 796 defa okundu.