SEYİT ÖMER TÜMTÜRK
 
Şark-ı Türkistan Tarihi" adlı eser büyük tarihçi, ilim, fikir adamı ve unutulmaz mücahid Merhum Mehmet Emin Buğra beyin kaleme almış olduğu değerli bir tarih kitabıdır. Eser; özellikle işlediği konular açısından son derece önemlidir ve alanında diğer tarihçilere kaynak olabilecek niteliktedir. Eser girişinde Genel Türk Tarihi ele alınmış, ilerleyen fasıllarında Doğu Türkistan özel tarihi ayrıntıları ile incelenmiştir. Her ne kadar bu konular üzerinde yayımlanmış değerli eserler mevcut ise de, eser günümüz Doğu Türkistan Tarihi ve Doğu Türkistan umum tarihini aynı baskıda toplaması açısından önemlidir. Özellikle hakkında pek fazla bilinmeyen ve her nedense bu konu üze¬rinde bilimsel araştırma yapılmayan Doğu Türkistan yakın geçmiş tarihi hakkında ayrıntılı ve güvenilir bilgi sunuyor olması tarihçilerimiz açısından önemlidir.

Merhum, eseri kaleme almadan önce uzun yıllar süren geniş ve detaylı araştırmalar yapmıştır. Özellikle Doğu Türkistan'ın son dönem tarihini bizatihi yaşamış olması esere ayrı
bir anlam katmaktadır.
Gayemiz siz okuyucularımıza bu değerli eseri Türkiye Türkçesi ile sunmaktır. Bu amaçla eserin aslına sadık kalarak baştan sona çevirisi yapılmıştır. İlerleyen tarihlerde bu değerli eseri bir kitap halinde siz değerli okuyucularımızın bilgilerine sunacağız.
Burada, sayfalarca anlatılabilecek büyük mücahid merhum Mehmet Emin Buğra'nın hayatını kısaca anlatarak yazı dizimize başlamak istiyoruz.

Mehmet Emin Buğra, 1901 yılında Doğu Türkistan'ın Hoten vilayetinin ilçe nahiyesinde dünyaya geldi. Babası Pirabidin Hacı'yı küçük yaşta kaybetti. Dört erkek ve iki kız kardeşiyle birlikte annesi Sekine Banu Hanırnın terbiyesi altına büyüdü. 9 yaşında Hoten'de ilk tahsilini, 22 yaşında ise Karkaş nahiyesindeki o devrin ünlü medreselerinde yüksek tahsilini Arap ve Fars Dili ve Edebiyatı üzerine tamamladı. 1922-1930 yılları arasında Hoten ve Karkaş nahiyelerindeki medreselerde baş müderrislik vazifelerinde bulundu.
Yüksek ilmi ve yeteğinden dolayı kısa. Sürede tanındı. Kendisi de Türkiye'den gelen öğretmenlerden bir süre ilmi eğitim almıştı. Genç müderris ve talebeleri örgütleyip, vatanımızı işgal eden Çin hâkimiyetinin dehşet verici zulüm ve baskılarına karşı çare ve tedbir aradı. Mehmet Emin Buğra ve arkadaşları kurtuluşun ancak silahlı mücadele ile elde edilebileceği kanaatine varmışlardı.
1929 yılında Doğu Türkistan'ın önemli şehirlerini gezip, o yerlerdeki Çin hükümetinin askeri gücünü ve o yöre halkının psikolojik ahvali gibi stratejik konuları araştırdı. Bu gezi esnasında Gulca şehrinde Sabit Hacı Damollam (Sabit Abdulbaki) ile buluştu. 1931 yıllarının sonlarına doğru Hoten'de Mehmet Emin Buğra önderliğinde Milli inkılap Teşkilatı kuruldu. 1931 yılının birinci ayında Sabit Damollam Hoten'e gelip adı geçen gizli teşkilata katıldı.
Mehmet Emin Buğra önderliğindeki, tah minen bir yıl süren gizli faaliyetlerden sonra 29 Ekim 1932 tarihinde Karkaş nahiyesinde silahlı ayaklanmayı başlattılar. Kısa bir süre içinde Batıda Kaşgar'ın Yenihisar nahiyesinden, Doğu Çin'in Dunghuvang eyalet sınırına kadar olan bölgeyi Çin istilasından kurtarıp, hürriyete kavuşturdular.
Hicret etti. Bu arada Hindistan ve Afganistan'ın Doğu Türkistan'a sınırı olan Pamir ve Vahan yörelerinde silahlanma, toparlanma ve yurda dönüş faaliyetlerinde bulundu. Bundan
Türkistan tarihi üzerine bilimsel araştırmalar yaptı. Bu esnada Kabildeki Türkiye Büyükelçiliğinde bulunan Memduh Şevket Esendal ile tanıştı. O zatın büyük manevi yardımlarını görmüştü. Dört senelik çileli çalışmalardan sonra bugün (kaleme alınışından altmış sene sonra) bile istilacı Çinlilerin uykusunu kaçıran DOGU TÜRKİSTAN TARİHİ adlı eserini kaleme aldı. Mehmet Emin Buğra'nın bu eserini yayınladığı günden itibaren, önce Milliyetçi Çin ve sonra Çin Komünist hükümetleri tarafından yasaklandı. Nitekim Haziran 1991 tarihinde Çin Komünist partisinin ideoloji eğitim sorumlusu olan Çiyen Boçün bir makalesinde şöyle diyordu: "Singang (Doğu Türkistan)'da aydın ve diğer genç kesimde Türk Milliyetçiliğinin hortlanmasında Mehmet Emin Buğra'nın 1930 yıllarındaki Doğu Türkistan Bağımsızlık ayaklanmasının bıraktığı etkileri ve sonra onun yazdığı Doğu Türkistan Tarihi adlı kitabı esas ideolojik rol oynamaktadır. Bu ŞIN¬JANG'a Türk milliyetçiliğini gün geçtikçe yayılmasındaki büyük tehlikenin önemini ve ciddiyetini kavramak zorundadırlar"

2.Dünya savaşı sonrası Doğu Türkistan'daki değişikliklerden sonra mücadelesini politik yollardan devam ettirmeye karar verdi.
1940 yılında Afganistan' İsa Yusuf Alptekin le görüşerek bu konuda fikir birliğine vardı. Bu amaçla 1942 yılında Hindistan'a geldi. . Ancak İngiliz istihbarat örgütünün kendisini tehlikeli görmesi sonucu, Paşaver Merkezi Cezaevinde 6 ay süreyle göz hapsinde tutuldu. Ancak Çin'e dönme şartıyla 8 Ocak 1943 tarihinde serbest bırakıldı. 1945 yılına kadar Çin'in merkez ]'Iancin'de Çine karşı mücadelede bulundu. Öteden beri Çin de bulunan Dr. Mesut Baykuzu, İsa Yusuf Alptekin, Kadir Efendi gibi Doğu Türkistan'ın milliyetçi aydınları ile beraber YURTTAŞLAR CEMIYETI adı altında bir teşkilat kurdu. 1945 yılı başında Mehmet Emin Buğra Doğu Türkistan'a geldi.
Çin hükümetinin Doğu Türkistan da kurduğu eyalet Hükümetinin Konsey üyeliğine ve Bayındırlık Nazırlığına atandı. 29 Aralık 1948 tarihinde Doğu Türkistan Koalisyon Hükümetine muavin reisi olarak tayin edildi.

Mehmet Emin Buğra Doğu Türkistan'a döndükten sonra ilk olarak Doğu Türkistan Gençlerini milliyetçi bir teşkilat çatısı altında toplamaya çalıştı. Tüm Doğu Türkistan'da Gençler Kültür Uyuşması (Derneği) kurdu. "Erk" adında bir gazetenin çıkarılmasında önemli roller aldı. Adı geçen dernekleri esas alarak Doğu Türkistan Milliyetçi Partisini kurdu. Ama Rus ve milliyetçi Çinlilerin büyük tepkisini aldığından dolayı bu parti açık bir şekilde faaliyet gösteremedi.
12 Kasım 1949 tarihinde Doğu Türkistan Komünist Çin tarafından işgal edilince İsa Yusuf Alptekin ile birlikte Hindistan'a hicret etti.
1952 de Türkiye'ye göç ederek, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçti. İsa Yusuf Alptekin ile Doğu Türkistan halkının çileli mücadelesini Türk ve tüm dünya kamuoyuna duyurma yolunda mücadelesini sürdürdü. Bu amaçla Doğu Türkistan Göçmenler Derneğini kurdu. Türkçe ve İngilizce dillerinde yayınlanan "Doğu Türkistan’ın Sesi" adlı dergiyi çıkardı. Aynı yıl Dünya İslam teşkilatına Doğu Türkistan üyesi olarak kabul edildi. Doğu Türkistan mücadelesini Türk basınında devam ettirdi.
14 Haziran 1965 tarihinde Ankara'da kalp krizi sonucu vefat etti. Vefatı tüm Doğu Türkistanlıları hüzün e boğdu. Gök ve Albayrağa sarılı naaşı devlet töreni ile Ankara asli mezarlığına defnedildi.

ESERLERİ
1-Şark-ı Türkistan Tarihi (Uygur Türkçesi ile), ı. baskı 1940 Keşmir, 2. baskı 1987 Ankara
2-Kasaid-i Vataniye (Arapça, Farsça ve Türkçe şiirler) 1942 Afganistan
3-Vatan Kaygusu (arapça, Farsça ve Türkçe şiirler) 1990 Ankara
4-Kalem Küreşi, ı. baskı Nancin 1945, 2. Ankara 1990
5-Kutluk Türkan Opereti, ı. Baskı Urumçi 1948, 2. baskı Ankara 1990
6-Doğu Türkistan Tarihi, Coğrafi ve Şimdiki Durumu, İstanbul 1952
7-Doğu Türkistan'ın Hürriyet Davası ve Çin Siyaseti, İs¬tanbul1954
8-Endenozya, Hindistan, Pakistan, Birmanya ve Seylan Sayın Başkanları, Mart 1955
9-Doğu Türkistan Kızıl Muhtariyeti Reddeder, Ankara 1955
10-Taşkent Konferansının İç Yüzü ve Komünist Memleketlerdeki Yazarların Durumu, Ankara 1959
11-Tibet ve Doğu Türkistan Hakkında Bilinmeyen Siyasi Konular, Ankara 1959
12-Dehli Konferans ve Tibet, Ankara 1960
13-Doğu Türkistan'da Radyoaktif mi ya Kızıl Kompl mu? Ankara 1961
14-Şark-i Türkistan ve Hürriyet Savaşları
15-Mücadele Hatıralarım, Ankara 1965

  • 1077 defa okundu.