TÜRKİYE, TÜRK CUMHURİYETLERİ VE DOĞU TÜRKİSTAN

 

                                                                                                                       Erkin ALPTEKİN

 

Azerbaycan, İdil Ural ve Batı Türkistan’ı oluşturan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan bağımsızlıklarını ilan ettiler Söz konusu Türk Cumhuriyetleri, içinde bulundukları bazı siyasi, ekonomik ve sosyal sıkıntılara rağmen dünya siyasi platformundaki şerefli yerlerini almak için büyük adımlar atarken, bundan 45 yıl önce 13 Ekim 1949 tarihinde Doğu Türkistan'ı işgal eden komünist  Çin, Doğu Türkistan Türkleri ni tarih sahnesinden tamamen silmek için olağan üstü çaba sarf ediyor

 

Özellikle Çinlilerin Doğu Türkistan Türklerine karşı yürüttüğü nüfus, ekonomik, karışık evlenme, eğitim, mecburi doğum kontrolü ve atom deneme politikası, Doğu Türkistan Türklerinin benliğini ciddi olarak tehdit etmeye başlamıştır.

1949 yılında önce 300.000 olan Doğu Türkistan'daki Çin nüfusu, resmi istatistiklere göre bugün 6 milyonu geçmiştir. Doğu Türkistan'a bugün artık günde 7 bin cinli akın etmektedir. Çinlilerin hedefi uzun vadede Doğu Türkistan'a 100 milyon cinli yerleştirmektir. Maksat, Doğu Türkistan Türklerini kalabalık Çin nüfusu içinde eritmektir.

Ardı arkası kesilmeyen bu Çin akını yüzünden Doğu Türkistan Türkleri kendi ülkerinde azınlıkta kalmaya başladılar. Karşılaştıkları işsizlik, kıtlık ve sefalette cabası.Önemli makamları işgal edenlerin hepsinin Çinli olmasının yanı  sıra Doğu Türkistan'daki iş yerlerinin % 90 Çinliler oluşturmaktadır. Bu yüzden Türkler arasında işsizlik oranı Çinlilere oranla çok yüksektir. Doğu Türkistan uranyum, platin, altın, gümüş, kömür ve petrol gibi yeraltı kaynaklarıyla çok zengin bir ülkedir. Bölgede araştırma yapan Japon jeologların verdiği bilgilere göre Doğu Türkistan'ın Tarım Havzası'ndaki petrol rezervlerinin miktarı 20 milyar ton olup, doğal gaz rezervi 30 milyar m3 tür Halen Doğu Türkistan'da yılda 7 milyon ton  petrol  üretilmektedir. Uzmanlar 2000 yılına kadar Doğu Türkistan'daki petrol üretiminin 70 milyon tona çıkacağını belirtiyorlar. Ne var ki bu zenginliğe karşılık Doğu Türkistan'da bugün fert başına düşen yıllık milli gelir fakirlik sınırının altında olup, 45 ile 50 dolardır.

Doğu Türkistan Türklerinin yüzde 85 i çiftçidir. Çinlilerin 1981 yılından beri uygulamaya koydukları toprağı kiralama yöntemi Türk çiftçilerine hiç bir fayda sağlamamıştır. Devlete olan borcunu ödeyemeyen yüz binlerce Türk Çiftçisi toprağını iade etmeye başlamıştır.

Ayrıca, ardı arkası kesilmeyen Çin akını yüzünden Doğu Türkistan'da fert başına düşen ekilebilir toprağın miktarıda 0.48 hektardan 0.28 hektara düşmüştür.

Bugün Doğu Türkistan'da okuma yazma bilmiyenlerin sayısı % 60 dolaylarındadır. Yüksek okullardaki derslerin % 75 i Çince olduğu için yüksek okullara gitmek isteyen Türk talebelerinin çok iyi Çince bilmesi gerekmektedir. Türkçe eğitim yapan orta dereceli okullardan mezun olup, yüksek okullara kayıt olmak isteyen Türk talebelerinin % 97 i Çincesi iyi olmadığı için giriş imtihanlarını kazanamamaktadır. Çince eğitim yapan okullardan mezun olan Türk talebeler ise kendi ana dilini doğru dürüst konuşamamakta, meramını anlatamadığı için devamlı olarak Çince kelimelere başvurmakta ve geleneklerini unutmaktadır. Böylece, Doğu Türkistan Türklerinin dili tetrici olarak Çinlileşmeye başlamıştır.

 

Orta Asya Türk dili, kültürü ve medeniyetinin gelişmesine büyük katkılarda bulunan Doğu Türkistan Türkleri'nin bugün çağdaş bir ansiklopedisi, izahlı bir sözlüğü ve ilmi eserleri yoktur. Resmi istatistiklere göre Doğu Türkistan Uygur Türkleri'nin nüfusu 7.5 milyondur. Bu 7.5 milyonluk Uygur Türk'ü arasında profesörlük payesi alabilen bilim adamlarının sayısı sadece 6 dır.

Bugün Doğu Türkistan'daki neşriyatın sadece% 16 sı Türkçedir. "Milliyetçilik yapmak ", "Büyük anavatan Çin'i parçalamaya çalışmak" ve "kültürel dejenerasyona kapılmakla" suçlanarak devamlı olarak ağır cezalara çarptırılmakta olan Doğu Türkistan aydınları milli konularda yazı yazmaktan şiddetle kaçınıyorlar.

Doğu Türkistan Türklerinin erimelerini hızlandırabilmek maksadıyla Çinliler, çok eski bir Çin siyaseti olan Çinlilerle Türkler arasındaki evlenmeleri bütün gücüyle teşvik etmektedirler.

Çinli bir kızla evlenen Türk erkeğine 500 dolara yakın para yardımı yapılmaktadır. Issız köylerde çalışmakta ol an şehirli Türk gençlerine, Çinli kızlarla evlendikleri takdirde kendilerine şehirde iş temin edileceği ve ayrıca 1000 dolar hediye edileceği sözü verilmektedir. Bu karışık evlenmelerden doğan çocuklar anneleri tarafından bir Çinli gibi yetiştirilmekte, Çin okullarına gönderilmekte ve nüfus kayıtlarına da Çinli olarak geçirilmektedir.

Doğu Türkistan Türkleri Çinlilerle evlenen soydaşlarını tecrit etmektedirler. Bu ve bunun gibi psikolojik baskılara dayanamayıp Çinli eşlerinden ayrılmak isteyen Türk erkeklerine çok ağır şartlar konmuştur. Boşanmak isteyen bir Türk erkeği Çinli karısına en azından 2000 dolar ödemek zorundadır. Orta halli bir Türk erkeği bu nafakayı hiçbir zaman ödeyememektedir. Bu yüzden bunalıma sürüklenip intihar etmekte olan Türk erkeklerinin sayısı da bir hayli yüksektir.

Çin yönetimi, bir taraftan Doğu Türkistan Türkleri eritebilmek için bu ülkeye ardı arkası kesilmeyen Çinli yerleştirirken, diğer taraftan "Azınlık milletlerin artışında devamlılık sağlamak", "Halkın kalitesini yükseltmek" ve "Mevcut eşitsizliği ortadan kaldırmak" gibi bahanelerle Doğu Türkistan Türkleri'ne karşı mecburi doğum kontrolü uygulamaktadır. Çin yönetiminin Doğu Türkistan Türkleri'ne karşı uyguladığı mecburi doğum kontrolü siyaseti aslında Çin anayasasına da aykırıdır Çin anayasası, Çinli olmayan milletlere karşı mecburi doğum kontrolünü yasaklamaktadır.

 

(Sürecek)

  • 683 defa okundu.