TÜRK VE MÜSLÜMAN OLMANIN SORUMLULUKLARI

                                                                                                             Mehmet Emin BA TUR

 

Tarihe bakıldığında, MÖ. ve MS. Aralıksız olarak milletlerin ve imparatorlukların birbirleri ile kıyasıya, birinin diğerini tahakkümü altına alma mücadelesinin sürüp gittiğini ve insanoğlundaki bu ihtirasın günümüze kadar da ulaşıp bunlardan sonra da devam etme temayülünde olduğunu görüyoruz.

Türklerinde, gerek İslâmla müşerref olmadan önce gerekse İslâmla tanıştıktan sonraki girmiş olduğu savaşların ekseriyetini ya kendilerinin mevcudiyetlerini sürdürebilmek yada zalimlerin zulümleri altında ezilmekte olanların kurtarılması amacı ile yapmak zorunda kaldıklarını biliyoruz. Mecbur kalmadıkları sürece adaletin tecellisinde kullandıkları kılıçlarını kınlarından çıkartmamışlardır.

Nedendir bilinmez! Tarih boyunca cereyan eden savaşlarda Türkler bir tarafta Türk ve Müslüman olmayan birçok millet ve devlet diğer tarafta yer almış, buna rağmen Müslüman Türk kimliğine karşı girişilen ve dünyadan tamamen yok edilmesini amaçlayan hareketler, her seferinde akamete uğratılmıştır. Bunun örneklerini ise saymaya gerek duymuyoruz.

Uğradıkları bu hezimetleri asırlardır bir türlü hazmedemeyenler her türlü hile ve desiselerle Türk dünyasının birliğine balta vurmuş, bu günde adı konulmayan gizli savaşlarla tarihi entrikalarını devam ettirmektedirler.

Materyalist düşüncenin hemen hemen her alanda yayılmaya başladığı, çıkar gözetilmeden, en tüyler ürpertici, insanlığın yüz karası olacak durumlar karşısında parmağını dahi kıpırdatmayan inançsızlığın ahlaksızlığın gaspın ve soykırımların had safaya ulaştığı dünyada zulüm altındaki Türk ve Müslüman ülke halklarının gözünde tek savunucu önce Allah ( c.c ) sonrada Aziz Türkiye'mizdir.

Bunu çok iyi bilen Türk düşmanları ise tek hedef olarak Türkiye' mizı seçmiş her fırsatta yıpratma çalışmalarını, aralıksız sürdürmektedirler.

1990 lı yıllarından sonra zamanın Türk dünyasının lehine doğru işlemeye başladığının farkına varan haçlı zihniyeti sinsi planlarını gizli işbirliği çerçevesinde yürürlüğe koymuş.İlk hedef olarak Azerbeycan'ı seçmiştir. Bu nedenle bir türlü bağımsızlığının tadına varması mümkün olmamaktadır. Ardından Bosna Hersek katliamları sahneye konmuş, şimdi de Çcçenistan'a başlatılan saldırılar had safaya ulaşmıştır. Yarın Allah korusun kimbilir bilmem hangi Müslüman Türk yurdu hedef alınacaktır.

Bu nedenle, tarih boyunca olduğu gibi Avrupalılar'in bize Türk ve Müslüman olduğumuzu hatırlatmalarına gerek bırakmadan bir an evvel kendimize dönmeli milli ve manevi değerlerimizi ön plana çıkaran çalışmalar yapmalı Türk ve Müslüman olmamız hasebiyle kendimizi hapsettiğimiz Misak-i Milli sınırlarımızın dışındaki soydaşlarımızın dertlerine de çare aramalıyız. Aciliyet sırasına göre dışardaki haklarımızı aramamız dini, milli ve insani borcumuzdur.

İnşallah günün birinde Çin zulmü altındaki DOĞU TÜRKİSTAN başta olmak üzere bütün Türk topraklan tam anlamıyla Bağımsız olduğunda ne Avrupa Ortak pazarına nede Ortadoğu'nun şefaat etmesine gerek kalmayacaktır.

 

Muhterem Okuyucularımız!

Doğu Türkistan halkı bu gün Emperyalist Çin mezalimine karşı Azerbaycan’da .Bosna-Hersek'te ve Çeçenistan' da verilmekte olan şanlı mücadelenin aynısını belkide fazlasını vermektedir.Çin'in dışa kapalı oluşu nedeni ile tam net haber basınımıza ulaşamamaktadır. Yıllardır sürdürmekte olduğumuz Doğu Türkistan Davası'na Türk kamuoyumuzdan gerekli desteği bulamamakta olduğumuzu ifade ettikten sonra ilk sayısını Ocak 1994 de çıkartmaya başladığımız ve iki ayda bir çıkan " GÖKBAYRAK" adlı fikir ve kültür dergimiz hatasıyla sevabıyla bir yılını geride bıraktı.

1995 yılında da sizlerden alacağımız maddi ve manevi destekle. Doğu Türkistan hakkında sizlere daha doyurucu bilgiler sunmaya çalışacağız.

Unutmayınız ki, Dergimize yapacağınız her türlü katkı ve yardımlarınız Doğu Türkistan'da İslâmiyet ve Türklük adına düşmana atılan bir kurşun olacaktır.

  • 803 defa okundu.