SEYİT ÖMER TÜMTÜRK
 
Bosnalı Sırplar tarihi yeniden yazmaya niyetliler. Askeri karargâh merkezi olan Pale'de bir çok asker 1389 Kosova savaşını hatırlatan başlıklar giyiyorlar. Bu savaş sonrası Osmanlıların Balkanlarda 500 yıl sürecek hâkimiyetleri başlamıştı.
O savaşta Sırp lideri Prens Lazar büyük bir yenilgiye uğramıştı. Bugün aynı Sırplar geçen bu 500 yılın acısını çıkartmak istercesine Bosna Hersek'teki Müslümanlara acı ve işkenceli günler çektiriyorlar.
Geçen her gün yazılan senaryolara bir yenisi daha ekleniyor. Şövenist Sırplar ve Balkanlarda söz sahibi olmak çabasında olan süper güçler dünyanın gözleri önünde Bosna-Hersek üzerinde türlü oyunlar oynamaya devam ediyorlar.
B.M.'in Bosna-Hersek'teki komutanı Gen.Sir Michael Rose ve politik danışman Victor Andreyev'in geçtiğimiz Şubat ayının sonlarında yeni bir öneride bulunmaları (NATO'nun ültümatom verme¬sinin hemen akabinde) ve daha sonra Bosna-Hersek’te kuşatma altındaki bölgeler için daha fazla askeri güce ihtiyaç var diye adeta feryad etmeleri pek şaşırtıcısı bir sürpriz olmasa gerek. Bütün bu gelişmeler bir yana Sırp'lar Bosna-Hersek'in kuzey orta kısımlarındaki Mağlaj hariç ki orayı da geçtiğimiz hafta yerle bir ettiler) hedeflemiş oldukları hemen hemen bütün bölgeleri işgal ettiler bile ...
Sırp lideri Ravodan Karadzich'in baş danışmanlarından Jovan Zametica" dünya kamuoyunun kendi ağır silahlarını NATO'nun ültürnatomu neticesinde geri çektiklerini ve büyük bir kısmının BM'nin kontrolü altına bırakıldığını düşündüklerini, bunun ise yanlış olduğunu" ifade ediyor. Zametica sözlerine NATO ültimatomuyla sonucu varılabilir mi?- Şeklinde soru sorarak devam ediyor. "Pazar yerindeki katliamdan çok önce Saraybosna'ya uluslararası gücün gelmesine müsaade eden ve Saraybosnanın kontrolünü BM'e bırakanların Sırplar olduğunu yani inisiyatifin Sırplarda olduğunu ifade ediyor. Zametica'nın bu sözlerinin başka bir anlamı artık ne NATO'nun nede BM'nin inandırıcılığı ve caydırıcılığının kalmadığıdır.
NATO'nun askeri güç kullanma tehdidi ve dört Sırp uçağının düşürülmesinin Sırplar üzerindeki baskı yaratacağı düşünülebilir. Ne var ki mühim olan bu baskının getireceği sonuçlardır. Zira Mağlaj'a top yağmurları yağdırırken Bosna Hersek'in 1/3'ünü Müslümanlara vermeye razı olduklarını bunu defalarca ifade ettiklerini söylüyorlar. Vermeyi düşündükleri bu toprak parçaları ise tamamen Sırp ve Hırvatlar tarafından çevrili denize çıkışı olmayan bir toprak parçası.
18 Mart 1994'te ABD'de Hırvat-Müslüman federasyonu kurulması sonucunu doğuran ve BM tarafından büyük bir başarı olarak telakki edilen anlaşma Müslümanlar adına Halis Sladziç, Hırvatlar adına Krazeviç Zubash tarafından imzalandı. İmzalanan bu anlaşmada verilen toprak parçası Sırpların tekliflerinden farklı değil, Bosna-Hersek'in 1/3'ünde kurulması öngörülüyor.
İmza konulan bu anlaşma ile Bosna-Hersek devleti tarihe karışmış oluyor. Müslüman bir devlet artık hayal oluyor.
İzzetbegovic Bosna-Hersek sınırlarının korunmasının adil bir barış olacağını ifade ederken, anlaşma Sırplar'ın işgal etmiş olduğu bölgelerin % 20'sinden geri çekilmesini öngörüyor. Anlaşma ile ülke etnik temele dayalı kantonlara bölünüyor. Federasyon yönetiminde ekonomi, savunma, dış ilişkilerde işbirliği hedefliyor.
Bosnalı yetkililere verilen rakamlara göre savaşta şimdiye kadar 142 bin ölü 162 bin üzerinde yaralı var. Sırp işgalleri altında olan Bosna-Hersek'te kurulması planlanan federasyon ile ABD Balkanlarda söz sahibi olmaya çalışırken, Ruslar' da Sırpları destekleyerek hala süper güç olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar. Kısacası, eski Yugoslavya'da artık iki süper güç var. ABD ve Rusya.

  • 924 defa okundu.